Biz günübirlik mutluluk provaları yaparken, Yavuz bir adım ileri gitti. Blues'un Türkiye'deki usta yorumcularından biriydi. Gençti. Kayan her yıldız gibi parlak bir ışık bıraktı ardında.
İntihar yorar insanı. 15 Ağustos akşamı saat altıda, blues'un "blue" sesini bizlere bırakarak Boğaz Köprüsünden aşağı, mavi bir derinliğe doğru koştu.

Yavuz "sonsuza dek genç", belki de hür dolaşacak şarkılarıyla aramızda. 1970 doğumlu olan Çetin, çok küçük yaşlarda enstrüman çalmaya başladı. İlk çaldığı enstrüman cura'ydı.

Ardından bağlama, daha sonra da gitarla tanıştı. Uzunca bir süre akustik gitar çalan Çetin, 17 yaşında profesyonel müzik hayatına atıldı. Marmara Üniversitesi Müzik Bölümü'nü bitirdikten sonra 1992 yılında, İstanbul'un en tanınmış cover gruplarından "Blue Blues Band" grubunu kurdu. Blues ve rock ağırlıklı çalan ve elektro gitarla 70'li yılların şarkılarını yorumlayan Çetin, birçok ünlü müzisyenle beraber çalıştı. Kıraç, Soner Arıca, İzel ve Turgut Berkes'in albüm kayıtlarına imzasını attı, gitarıyla onlara eşlik etti. Göksel'in "Sabır" şarkısındaki Talbox performansıyla Türkiye'de bir ilke imzasını attı ve Talkbox kullanan ilk gitarist unvanını aldı. Mazhar - Fuat - Özkan'a da yıllarca gitarıyla eşlik eden Çetin Türkiye'nin en iyi gitar virtüözlerindendi. 1997'de ilk albümü "İLK"i Stop Prodüksiyon'dan çıkardı. Albümünde yer alan "Dünya" adlı enstrümantal parçası Sinan Çetin'in "Propaganda" filminde kullanıldı. Ve bu parçası, Erkan Oğur'un üstün gitar performansıyla birlikte yaptığı önemli çalışmalardan biri oldu. Uzun süre bar müzisyenliği yapan Yavuz'un önümüzdeki ay TMC'den ikinci albümü "Satılık" çıkacaktı. Ama o bekleyemedi, ölümünü kara bir yazgı gibi, daha ölmeden önce "yaşamak istemem artık aranızda"* "Satılık" albümünden diyerek haber verdi bize.

*Altay Öktem'in bir dizesi

Neler Dediler:

İzzet Öz: Her yönüyle dünya tatlısı bir insandı, içi tertemizdi. En son birkaç ay önce bir araya geldiğimizde, son albümünün bütün parçalarını dinleme zevkine sahip oldum. Türkiye çok çok önemli bir gitaristini kaybetti.

Turgut Berkes:

Çok üzgünüm, o çok önemli bir gitaristti. Kimse kıymetini bilmedi. Melek gibi bir çocuktu.

Hür:

1992'den beri arkadaşız. Jazz Stop'da beraber çalmıştık.O çok iyi bir gitaristti. Kolay yetişmiyor böyle müzisyenler. Sorunları vardı, ama tahmin etmiyordum böyle bir ölümü.

Özkan (MFÖ):

Yavuz, çok değerli bir müzisyendi. Dünya çapında bir müzisyendi. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bizim soundumuza da çok büyük katkısı olmuştur. MFÖ'ün vücudundan bir parça eksildi diyebilirim.


Nejat Yavaşoğulları:

Beklenmedik ve genç bir ölüm. Dolayısıyla da çok üzücü. Hayata bağlanacağı birçok şey olabilirdi. Demek ki bir noktadan sonra ona birşey ifade etmedi. Çok üzgünüm.

Deniz Durukan                              
Öküz Dergisi - 01 Eylül 2001

                                                                                        Kaynak